23 Ocak 2009 Cuma
FİDANLARDAN SİTEM VAR
19 Ocak 2009 Pazartesi
DOĞAYLA BAŞBAŞA
Kış başladığından bu yana zaman bulamadığım için bu sene henüz bir kış aktivitesi yapamamıştım. Arkadaşların da yoğun ısrarları nedeniyle geçtiğimiz hafta sonu için günübirlik bir aktivite planladım.
Amaç da olduğunca çok miktarda kar olması idi. Çünkü şehirlerde maalesef kar olayı bitti günümüzde. O nedenle de kar yağışının yoğun olduğu bir rota seçtim. Tahmin ettiğim gibi de yanılmadım, yaklaşık 45-50 cm kar vardı gittiğimiz bölgede. Sabah erkenden yola çıkıldığında Ankara'da kar yağışının çoktan başlamış olması da gidip gitmeme konusunda tereddütler oluşturdu. Ancak yola çıkmıştık bir kere.
Hatıra fotoğrafından sonra yürüyüş başladı büyük bir heyecanla. çünkü aramızdaki yeni arkadaşlar vardı ve de oldukça heyecanlılardı. Burada da yürüyüş öncesi dikkat edilmesi gereken bazı kurallar hatırlatıldı.
Şimdi Ne Yapılmalı
Uzun bir süredir kafama takılan bir soru var. O da "Şimdi arılar ile ilgili yapılacak birşey varmı?" sorusu.
Bu soru da geçen ay arıya bakmaya gittiğimde havanın çok kötü olması nedeniyle kovanı tam olarak açamadığım, sadece örtüyü bir miktar kaldırıp arıları görüp örtüyü hemen geri kapattığım için kafama takıldı.
Acaba yeterli miktarda balları varmı? Aç kalmasınlar? Bunu anlamanın kolay yolu nedir? Yoksa hemen ballı bir çerçeve mi ilave etmeliyim? Kovanı bu hava şartlarında açabilirmiyim?
Acil yorum ve görüşlerinizi rica ederim.
Teşekkürler,
2 Ocak 2009 Cuma
Arılar Kışlıyor
Geçen hafta sonu arılara bakmaya gittik. Az da olsa kar olunca çok değişik bir görünüm vardı bahçede. Kovanın üstüne kapattığım straforun üzeri adeta bir çatı gibi karla kaplıydı. Havanın çok soğuk olması nedeniyle heryer buzdu.
Kovan önünde karlar üzerinde ölü arılar vardı az da olsa. Acaba içeride durum ne diye bakmadan edemedim. Çünkü hiç ses de duyamadım kovandan. Çok kısa bir süre üst örtüsünü kaldırıp baktım, içeride hareketliydi arılar. Hemen geri kapattım havanın soğuk olması nedeniyle. En azından hayatın devam ettiğini görmüş oldum.
31 Aralık 2008 Çarşamba
MUTLU YILLAR
24 Aralık 2008 Çarşamba
Kış Aktiviteleri
Artık kış geldi, arılar da kışlamaya geçti. Bir süre arılar ile ilgili birşey yapmayacağımıza göre, diğer aktivitelerimize de biraz daha fazla zaman ayırabileceğiz demektir. Sıcak geçen bir yazdan sonra; özellikle de deniz imkanımızın olmadığı ve kara iklimine sahip olan İç Anadolu Bölgesi için, ben kışı özledim desem yanlış olmaz. Belki de soracaksınız zaten kış değilmi diye. Evet, kış mevsiminde olmamıza rağmen maalesef henüz yeterince kar ve yağış yok. Çok nadir de olsa birkaç damla yağmurun başladığı şu günlerde normalde kar yağışlarının çoktan başlaması gerekirdi. Ankara'ya daha dün akşam kar yağmaya başladı. Bu sene yağışlar biraz gecikti bölgemizde. Umarım kış gereği gibi bol yağışlı geçer, böylece seneye hem su problemi yaşamayız, hem de bu yağışların çok önemli faydalarından yararlanma imkanı buluruz.
Kar yağışı ile birlikte ben de kış aktivitelerime ağırlık vermeye çalışacağım. Bu arada geçen seneden birkaç fotoğrafı da sizlerle paylaşmak istedim.
Umarım arı ile ilgili konularda böyle şeylerin ne işi var diye düşünülmez. Çünkü hep arı ile ilgili yazıyoruz, hazır arı çalışmaları da tamamlanmışken biraz değişiklik olur diye düşündüm. Ayrıca arı ile yazdığım konulara da yok denecek kadar az yorum geliyor.
Kar en az bu kadar olmalı ki yağdığını anlayabilelim. Yoksa yaşadığımız şehirlerdeki gibi bir iki santimetre yağarsa o zaman birşey anlamayız. Hoş o azıcık kardan bile şikayetçi olanlar da yok değil. Onlara söyleyecek birşey bulmak zor.

En kısa sürede tekrar bu manzaralara kavuşmak dileğiyle...
17 Aralık 2008 Çarşamba
Yeni Başlayacak Olsaydım
Bu sene Mayıs ayında başladığım arı yetiştiriciliğinde yeni olmama rağmen yaşadığım problemler bir hayli tecrübe kazanmamı sağladı. Herşey yolunda gitseydi belki bu kadar tecrübe edinemeyecektim. Bu deneyimleri de yeni başlamak isteyen arkadaşlarla paylaşmak istedim.
Blogları incelediğimde çok değerli arıcı dostların uzun yıllardır bu işi yaptığını görüyorum. Benim burada birşeyler yazmam belki yanlış olur diye düşünmüyor da değilim açıkçası. Ancak benim aktaracaklarım sadece yeni başlamayı düşünen arkadaşlara yönelik olacak. Yaşadığım sorunlardan çıkardığım tecrübeleri paylaşmak istiyorum. Bu bilgilerin arkadaşlara katkısı olursa ben de sevinirim.
Yeniden başlayacak olsaydım;
- Herşeyden önce başladıktan sonra değil, başlamadan önce daha çok okur, araştırır ve öğrenirdim. Internetde bu konuda gerçekten çok bilgi var. (Faydalı bilgilerin olduğu bazı linklere bloğumdan erişilebilir)
- Arı hakkında herşeyi bir anda öğrenemesek de başlangıç için gerekli olan minimum bilgileri edinirdim.
- Arı yetiştiren arkadaşlarla görüşüp, almadan önce en azından kovanı, çerçeveleri ve de arıları inceleyip baktığım zaman neyin ne olduğunu anlayabilecek düzeye gelirdim. Örneğin ana arı hangisidir, erkek arı hangisidir, yumurta, larva, kapalı yavru gözlerini incelerdim.
- Kovan almadan önce standartlara uyup uymadığını, kaliteli olup olmadığını ve de çerçeveleri incelerdim.
- Arıyı almadan önce mutlaka çerçeveleri ve de anayı görmek isterdim. Arısı zayıf, bozuk çerçeveler ve petekleri olan, sorunlu yavru gözleri olan ve de ana arı olup olmadığı da net olmayan kovanı almazdım.
-Arısını ve de çerçeveleri görmediğim hazır bir kovanı almazdım.
- Başlamak için de zamanı iyi ayarlayıp, sezonun hemen başında geç kalmadan başlardım.
Konu ile ilgili pek çok şey söylenebilir. Ancak bunları da çok daha fazla bilgi ve tecrübeye sahip değerli arıcı dostlarımız söyleyecektir. Onların da bu konuda katkılarını esirgemeyeceklerinden kesinlikle eminim. Bunu da gururla ve de sevinerek belirtiyorum. Çünkü ben kendilerinden çok şeyler öğrendim ve de öğrenmeye devam ediyorum. Bir kez daha kendilerine bu vesile ile buradan teşekkür ediyorum.
Benim kafamdaki soru da bu bilgileri yeni başlamak isteyen arkadaşlara nasıl ulaştıracağımızdır. Çünkü bloglar, internet siteleri genellikle başladıktan sonra ve de sorunlar yaşanınca daha çok araştırılıyor.
Konu ile ilgili görüş ve yorumlarınızı bekliyorum.
Saygılarımla,
